This site hosted by Free.ProHosting.com
Google

ufukonline

 

| | | | | | | | | | |
Arsiv 1
Arsiv 2
Arsiv 3
Arsiv 4
Arsiv 5
Arsiv 1
Arsiv 2
Arsiv 3
Arsiv 4
Arsiv 5
Arsiv 1
Arsiv 2
Arsiv 3
Arsiv 4
Arsiv 5
Arsiv 1
Arsiv 2
Arsiv 3
Arsiv 4
Arsiv 5
Ana Sayfa
Oyunlar
Programlar
Mp3
Crack - Hack
Gsm - Sms
Anket
Ericsson
Nokia
Siemens
Hile
Sözlük
E-mail
Diger Site
Ben
Bedava E-mail
Arsiv 1
Arsiv 2
Arsiv 3
Arsiv 4
Arsiv 5
Arama Motoru
Site İçi
Kayıt

 

 

Ve Digerleri

 

Afyonlu terzi Sadık ustanın hayatta en büyük dilegi bir erkek evlat imis.Fakat bir turlu çocuk sahibi olamıyor ve üzüntüsünden kahroluyormus. Bir gece yatmadan " Allahım bana bir erkek evlat ver, adak olarak kendimi düzdürecegim " demis. Gel zaman git zaman Sadık ustanın bir erkek evladı olmus. Ama simdide verdigi adagı yerine getiremediginden dolayı uykuları kaçıyormus.En sonunda kendini düzdürmeye karar vermis.Ama bu isi kendini tanımayan birine yaptırıp rezil olmamak istiyormus. Manisa’ya, Manisa Tarzan'ının yanına gidip durumu anlatmıs. Manisa Tarzan'ı "yok ,olmaz " demis ama Sadık usta çok ısrar edince bir kereden bir sey olmaz diye ustayı düzmüs. Usta tesekkür edip tam çıkacakken " Rica ederim Afyonlu Terzi Sadık " demis. Sadık usta sasırmıs." Kardesim ben sana kendim hakkında hiç bir sey söylemedim, beni nasıl tanıdın" diye sormus. Manisa Tarzan'ı da " Adagını yerine getirmek için kendini düzdüren sözüne bu kadar  Sadık bir adamın ismi Sadıktan baska olamaz, pantolonunu çıkarırken dikkat ettim, dikisler o kadar özenle yapılmıs ki ancak bir terzi sadece kendisi için bu kadar özenle pantolon dikebilir " demis. Sadık usta " Peki Afyonlu oldugumu nasıl anladın" diye sormus.

Cevap " E böyle kaymak gibi bir göt ancak Afyonluda olur diye düsündüm".

GIDA sEÇİCİLİK

Adamın biri arabaya binip orman yoluna girer. İleride birisi onun el hareketi ile durmasını ister. Adam arabasıyla yaklastıgı zaman bakar ki adam tepeden tırnaga kırmızı giyinmis, arabasının camını hafif aralayıp > Hayırdır arkadas ne istiyorsun? diye sorar.

Kırmızılı adam derki; > Beyefendi ben bu ormanın kırmızılı ibnesiyim, uzun zamandır agzıma bir lokma almadım bana yiyecek birseyler verir misiniz?

Adam hafif bir tebessümle yanındaki sandviçi kırmızılı adama uzatır ve iyi aksamlar diyerek oradan ayrılır. Az ilerde göl yolu vardır. Oradan da bir kisi el isaretiyle onun durmasını ister. Adam tekrar camı aralayarak bakar ki bu da tepeden tırnaga sarı giyinmis ve sorar > Hayırdır arkadas

Sarılı adam aynen söyle der: > Beyefendi ben bu gölün sarılı ibnesiyim. Yanınızda içecek bir suyunuz varsa verir misiniz?

Adam yanındaki kutu kolayı uzatarak hafif bir tebessümle iyi aksamlar der ve yoluna devam eder. Daha sonra asfalt yoluna çıkar. Hızla ilerlerken yine yolun kenarında el isareti yapan bir sahıs görür. Yaklastıgı zaman bakar ki bu da tepeden tırnaga mavi giyinmis. Bu sefer adamın tepesi atar, arabayı durdurur, el frenini çeker, hızla dısarı çıkar ve aynen söyle der: > Söyle bakalım asfaltın mavili ibnesi sen ne istiyorsun.??!!

Adam: > Ehliyet ruhsat lütfen

AÇIK BÜFE

> Dort yakisikli, Amerika'da bekar barlarindan birine gitmisler.. Yalniz > insanlar, yalniz gecelerinde bir seyler bulabilmek icin giderler bu > barlara.. Onun icin adi "Bekar Bari"dir zaten.. > Masaya oturmuslar ki, yan masada muhtesem bir kadin.. Boyle bir kadin > nasil yalniz kalabilir.. Masalarina davet etmisler.. Ickiler, sohbet > ve > delikanlilarin, iclerinden geceni aynen disa vuran gozleri.. > Kadin "Anliyorum, hepiniz geceyi benimle gecirmek icin can > atiyorsunuz, > ama dordunuzle birden olmaz. Icinizden birini secerim, isterseniz" > demis.. > "Kabul" demis delikanlilar.. "Nasil sececeksiniz?.." > "Teskilatlarinizi goreyim" demis kadin.. Dordu de teskilatlari masanin > uzerine uzatmislar. Kadin inceleye dursun, barin kapisindan iceri iki > escinsel girmis. Salonun ote yaninda bir masaya oturmuslar. Birisi > "Ben > soyle bir bakayim bakalim etrafa, ne var ne yok" diye dogrulmus.. > Dolasirken, uzerinde dort teskilat masayi gormus.. Kosarak arkadasinin > yanina donmus.. "Kalk, cabuk kalk, hemen obur tarafa gidelim.." > "Ne var" demis, oturan escinsel.. "Ne var, bu heyecan ne?.." > "Daha ne olsun" demis, soluk soluga gelen.. "Ote yanda acik bufe > var!.."

ALKOL

> Sarisin yildiz adayi, ustu acik kirmizi arabasini gecenin bir vakti > iyice > tenhalasmis ve loslasmis Hollywood Bulvari'nda hizla surerken trafik > polisi cevirdi.. > "Hanimefendi, ehliyetiniz lutfen.." > "Ehliyet nedir, afedersiniz?." > "Kredi karti buyuklugunde bir karttir, hanimefendi. Uzerinde resminiz > vardir." > Sarisin yildiz adayi cuzdanini cikardi, icinden bir yigin kart > dokuldu. > Uzerinde resmi olani buldu, uzatti. > Polis "Tesekkur ederim" dedi, "Simdi de ruhsatiniz lutfen.." > Sarisin mahcup mahcup sordu gene.. > "Ruhsat nedir?.." > "O da deyim yerinde ise arabanizin kimlik kartidir. Genelde torpido > gozunde durur" diye sabirla yanitladi, polis.. > Sarisin torpido gozune uzandi. Orada gercekten oyle bir kart vardi. > Onu > da > polise uzatti. > Polis ehliyet ve ruhsati inceledi. Ikisi de mukemmeldi. Gorunurde her > sey > normaldi ama ortada da bir gariplik vardi. > "Bir dakika lutfen" dedi sarisina ve motosikletinin yanina gitti, > telsizle > merkezdeki nobetci arkadasini aradi.. Olanlari anlatti. > Merkezdeki sordu: > "Kadin sarisin mi?.." > "Evet!.." > "Mavi gozlu mu?.." > "Evet!.." > "Super mini mi giyiyor?.." > "Evet.." > "Gogusleri kazagindan firliyor mu?." > "Evet.." > "O zaman hemen arabanin yanina git ve fermuarini indir." > "Ne cildirdin mi sen?.. Ben bunu nasil yaparim" diye bagirdi trafik > polisi. > "Sen git dedigimi yap" dedi, merkezdeki.. > Trafik polisi sarisinin yanina geldi, fermuarini indirdi.. > "Neee" diye bagirdi, sarisin.. "Gene mi alkol muayenesi.."

AMELİYAT YERİ

İki sevgili bir agacın gölgesinde otururlar. Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulagına fısıldar : -Sevgilim sana apandist ameliyatı oldugum yeri göstereyim. Delikanlının gözleri parlar. -Göster canım göster. Kız eliyle uzak bir yeri göstererek : -Bak su ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı....

ARSIZ PAPAgAN

Yeni evli bir çift gerdek gecesi mesk etmek için hazırlanırken kadın birden esine 'yapamayacagım' der. Esi sebebini sordugunda 'Bu papagan bana bakarken mesk edemem' yanıtını verir. Bunun üzerine adam papagana 'simdi arkanı dön, eger bizim tarafa dönecek olursan senin ananı tikerim' der. ve papagan arkasını döner. Karı kocanın isi biter ve sabah olur. Papaganın arkası hala dönüktür. Çift ise balayına gitmek için valizlerini toplamaya baslar. Fakat son bir parça valize sıgmamaktadır. İçeride su diyalog geçer. - İttir ittir - İttiriyoz ama olmuyo iste - Yaw düzgün itsene sunu, girdi girecek - Dayanamayacagım, gücüm kalmadı - Ha gayret sık disini, az kaldı giriyor - Yok bu böyle olmayacak. Ben en iyisi gardolabın üstüne çıkıp oradan atlayayım. Belki o zaman girer. Bunun üzerine papagan hısımla döner - Valla degil anamı, sülalemi tikseniz bu pozisyon kaçmaz...

AT OLAYI

Temel ile Dursun tatile giderler. Bir otele yerlesip at alırlar ve gezerler. Aksam atlarını bagladıklarında Temel Dursun'a der ki: -Ha Dursun ben kendi atımın kuyrugunu keseyrum ki yarın bindigimizde atları karıstırmayalım. Dursun da tamam dedikten sonra atın kuyrugunu keser. Bunu goren bir adam ne icindir bilinmez diger atın da kuyrugunu keser. Derken sabah atlara binmek icin geldiklerinde iki atın da kuyrugunun kesik oldugunu görünce biraz kızarlar. Ama bu günlük idare edelim diyerek rasgele binerler. Aksam otele gelip atlarını baglarken bu sefer Dursun Temel'e söyle der: -Ula Temel ben kendi atımın sag kulagını keseyrum. Ve keser... Diger adam öbür atın da kulagını keser. Sabah yine kalkıp atları görünce kızarlar yine idare edelim deyip tekrar gezerler. Aksam geldiklerinde Temel atının sol kulagını da keser. Diger adam da bos durmaz o da keser. Sabah bunu gören kafadarlar çok kızarlar. Temel sinirli sinirli: -Ha Dursun bu böyle olmayacak sen siyah ata bin ben beyaz ata...

ÜÇ KEZ

Ava çıkmıs adam, basına gelenleri anlatıyormus : -Ormanda ilerlerken, karsıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı? Çifteyi dogrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attıgım gibi basladım kaçmaya.Fakat Ayı pesimde!Benden hızlı kosuyor. Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim. O kadar yaklasmıstı.Derken Ayının ayagı kaydı, yere düstü... Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetisti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayagı kaydı, yere düstü.Talih bana gülüyor! Hızımı arttırabildigim kadar arttırdım, yeniden arayı besyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaslar, Ayı yine bana yetisti.Yine nefesi ensemde...sansa bakın... Ayının tekrar ayagı kayıp yere düsmez mi? Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamıs : -Sen de çok yürekliymissin kardesim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim. Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmıs : -Lafı karıstırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayagı kayıp yere düstü sanıyorsun?

BAKAN

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle ugrasıyordu. Nihayet : -Öyle bir sey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düsündü ve ilan etti : -Pazar günü saat 10'da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecegim. Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye basladı. Karsı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehsetle açılmıstı. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslık okundu : -Bakan yüzme bilmiyor!

BAKAN KARISI?

Bakanlardan birinin ölmesiyle baska bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmisti. Adam hemen karısına telefon ederek , bu haberi vermek istedi : -Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu. Karısı biraz düsündü sonra: -Hangisinin?

İKİ VAKTE KADAR

Eski deyimle basur (yeni ve bilimsel söylenisiyle hemoroit) çekenler bilir, çok ıstırap veren bir hastalıktır. Adamcagız da hemoroitten öyle çekmis ki... Derken biri Kahve telvesi sür deyince, bir yerlerden kahve bulmus. Bol bol koyup pisirmis.Sonra da avuçladıgı gibi sürmüs. Sürmüs ama...Aglaya sızlaya doktora kosmus. Soyunmus, egilmis.Doktor da egilmis, bakarken...Hasta sormus : -Ne var doktorcugum? Ne gördün? -Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor. Birde uzun boylu birinden toplu para alacaksınız. Haaa Bir de mektup var.

BEBEK

Adamın biri misafirlige gitmis. Aksam olunca haliyle sormuslar : -Pardon arkadas, demisler karı-koca. "Bizim odada mı yatarsın, bebegin odasında mı, yoksa bos bir odada mı? Adam düsünmüs : -Karı-koca nın yanında yatılmaz, bebekte uyanır aglarsa uykusu kaçacak, ben bos odada yatarım, demis. Sabah olunca adam elini yüzünü yıkamıs, bir de bakmıs çok güzel bir kız adama havlu tutuyor. Adam: -Kızım senin ismin ne? diye sormus. Kız : -Bebek amcacıgım ya sizin isminiz?... Adam : -Esek kızım essseeek...

BERBERİN EVİ

Bir köye bir adam tasınmıs.aradan baya bir zaman geçmis. adam köyün berberine gidip diyomus ki:İsin nekadar sürer .adamda iste 3 saat demis..neyse adam kapıyı kapatıp gitmis..ertesi günde gelmis gene: nekadar isin var diye sormus 4 saat demis adam gene kapıyı kapatıp gitmis .hergün adam gelip aynı seyi sorup gidiyoormus.. en sonunda berber meraklanmıs ve çıragına demis ki : git bak bakayım nereye gidiyoo nerden geliyyoo.. çırak gitmis .. yarım saat sonra gülerek gelmis . berber noldu niye gülüyon nereye gidiyoomus diye sorunca .. çırak da ..: patron adam sizin eve gidiyor demis. Zuahahahahaahh:

BUDHA

Ve Buddha onlara dedi: "-Size benim kim oldugum soruldugunda, ne cevap vereceksiniz?" Onlar dediler: "-Sen bizim varolusumuzun temelindeki eskatalojik manifestasyon ve açıklanan öz benligimiz baglamının ontolojik temelisin." Ve Buddha cevap verdi: "-HA!?"

> > > > CIN ISKENCESI > > > >

Cin'i kesfe cikan bir seruvenci, ucsuz bucaksiz > bozkirlarda > > > > kaybolmus. Tam uc ay, otlar yiyerek, agaclar altinda > uyuyarak > > > > yasamis.. > > > > Bir gun bir eski ciftlik evi cikmis karsisina.. Kapiyi > calmis. Bir > > > > yasli > > > > Cinli acmis.. > > > > "Uc aydir sefil haldeyim. Bir kap sicak yemek, bir sicak > yatak..Size > > > > hic > > > > dert olmam, ne olur" diye yalvarmis adam.. "Peki" demis, > ihtiyar > > > > Cinli.. > > > > "Bu lafini unutma.. Guzel torunuma askinti olursan, Cin'in > en korkunc uc iskencesini sana uygularim.." > > > > Guzel torun da aksam yemegine katilmis. Dunyalar guzeli > bir kiz. O da dogdugundan beri dedesi ile yalniz. Erkek yuzu gormemis. > Adamin da karni doydukca icinde kipirdanmalar baslamis. Gizli gizli > bakislar, > > > > vaatlerle gecmis yemek. Yemekten sonra herkes odasina cekildikten az > sonra, adamin tavan arasindaki odasinin kapisi acilmis, bir Cin ipegi > tul gecelik icinde huri torun adamin once odasina, sonra yatagina > suzulmus.. Adam kiza sarilirken "Boyle bir gece uc degil, bin iskenceye > deger" demis icinden. Muhtesem bir gece gecirmisler birlikte.. Sabaha kadar. Gun > isirken kiz odasina donmus, adam tum yorgunlugu ile derin uykulara > dalmis. Ogleye dogru bir uyanmis ki, gogsunun uzerinde muthis bir > agirlik. Birden fark etmis ki, uzerinde tam 50 kiloluk bir kaya > parcasi var. > > > > Kayanin uzerinde de bir yazi: > > > > "Birinci Cin iskencesi.. Gogus uzerinde 50 kiloluk kaya.." > > > > "Bunun nesi iskence" demis adam icinden.. Kayayi > kucaklamis, > > > > pencerenin > > > > onune gelmis, asagi firlatmis. Tam o anda da, kayanin > dibindeki > > > ikinci > > > > yaziyi okumus: > > > > "Ikinci Cin Iskencesi.. Sag testisin kayaya bagli.." > > > > Asagi ucan kayayi yakalamasina imkan yok ya.. Adam > kendisini de > > > > firlatmis kayanin ardindan, hayati pahasina teskilati > kurtarmak > > > > icin.. > > > > Ikinci kattaki ihtiyarin odasinin onunden duserken, camda > ucuncu > > > > yaziyi okumus: > > > > "Ucuncu Cin Iskencesi.. Sol testisin karyolaya bagli!.."

DAHA ÇOK İSTİYOR...

Çocuk, okuldan bir gözü sis olarak dönünce, annesi telaslandı : -Oglum ne oldu gözüne? Düstün mü yoksa? -Hayır düsmedim.Arkadasım Orhan'la dövüstük. Ben de yarın onun gözünü sisirecegim! Annesi yatıstırmaya çalıstı : -Sakın ha! Dövüsmek iyi birsey degil. Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadasına da ver, barısın.Güzel güzel oynayın olmaz mı? -Olur annecigim, barısırız. Ertesi gün, çocuk öteki gözü de sismis olarak döndü. Annesi merakla sordu : -Yine ne oldu? -Arkadasım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor

ÇORAP

Ayakları çok fena kokardı. Bir gün bir arkadasına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti. -Hay hay, dedi arkadası.Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü? Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular. Aradan bes on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye basladı. -Hani söz vermistin, dedi arkadası. -Vallahi degistirdim, dedi. İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum.Nah!...

DEMOKRASİ

Çocuk aksam eve gelmis ve babasına: "Baba hayat bilgisi dersinde yönetimleri isliyoruz, bana demokrasiyi anlatır mısın? " demis. Babası: "anlatmasına anlatırım yavrum ama senin bazı tanımları bilmen gerekiyor. " demis, "Bak simdi benim fabrikam var ve eve para getiriyorum, ben kapitalistim; paranın nasıl harcanacagına annen karar verir, o hükümet; hepimiz senin için yasıyoruz, sen halksın; besikteki kardesin, gelecek; hizmetçimiz ise içsi sınıfı. Sen bunları ögren. Ben sabah sana demokrasiyi anlatırım" demis. Gece cocuk uyanmıs bir bakmıs ki küçük kardesi altını pisletmis ve durmadan aglıyor. Hemen anne ve babasının odasına gitmis. Annesi horul horul uyuyor. Uyandırmaya calısmıs ama basaramamıs. Babası yatakta degil, geçerken hizmetçinin odasına bir bakmıs ki hizmetçiyle babasi sevisiyor. Çaresiz dönüp yatmıs. Ertesi sabah babası "gel oglum sana demokrasiyi anlatayım." demis. Çocuk: "gerek yok baba, ben artık biliyorum" yanıtını vermis ve anlatmıs: "Kapitalistler isçi sınıfını becerirken hükümet uyuyor, halk endiseli, gelecek ise bok içinde."

Son Gülleme : 06 Ağustos 2004 Cuma 13:52

Webmaster: ufukonline©